Kültür-Sanat & Yaşam

“Süheyl Ünver’in Bursa Defterleri” kitaplaştırıldı.-Halim UTLU

“Süheyl Ünver’in Bursa Defterleri” kitaplaştırıldı.-Halim UTLU

“Süheyl Ünver’in Bursa Defterleri”nin kitaplaştırılması ve

Prof.Ünver’in yazın- sanat hayatına bir bakış…

Kültürümüzü, geleneğimizde yer etmiş çeşitli sanatlarımızı, bugüne ve geleceğe aktaran en önemli bilim adamı, araştırmacı, sanatçı, yazar, doktor ve hocalardan Ordinaryüs Profesör Süheyl Ünver’in, Bursa hakkında yazdığı notlar ve resimleri, kızı Gülbün Mesara ile Mine Esiner Özen tarafından hazırlanarak “Süheyl Ünver’in Bursa Defterleri” ismiyle yayımlandı.

1985′de Kültür Bakanlığınca büyük ödüle layık görülen Ünver’in, gerek yurtiçi ve gerek yurtdışında pek çok ülke ve şehri gezdiği, gittiği yerlerde tarih ve doğa güzelliklerini defterine suluboya resimleriyle yansıttığı, kütüphaneleri ziyaret ederek öncelikle yazma eserleri incelediği, okuduğu ve defterine küçük notlar halinde kaydettiği biliniyor.

“Az konuşur, çok yazarım. Tanıdıklarla toplanıp lafla vakit geçirmenin aleyhindeyim. Herkesin bir mesleği, bir meşgalesi olmalı; o meşgale bütün kültürümüzdür. Ben ressam değilim, sanat için resim yapmıyorum. Bunlar bir gün İstanbul’un belgeleri olacak” diyen Süheyl Ünver, vefatına kadar çok şey sığdırmıştır hayatına…

Kızı Mine Esiner Özen ve Gülbün Mesara hazırladı

Bugün çoğunun yeri bile belli olmayan veya kaybolmuş pek çok tarihî medrese,  cami, köprü, köşk, mevlevîhane, kahvehane, türbe, han, müze, ahşap konak ve evler, hamam, çeşme, yalı, mescit Süheyl Ünver’in arşiv defterlerinde yaşamaya devam ediyor. Türk kültür ve sanatlarını geleceğe aktaran köprülerden Prof.Ünver’in büyük arşivi içerisinde, Bursa defterleri ve suluboya resimlerinin ayrı bir yeri ve önemi olduğu da yakınları tarafından biliniyor.

Kızı Mine Esiner Özen ve Gülbün Mesara, babaları Ünver’in Bursa hakkında yazdığı notlar ve resimleri,”Süheyl Ünver’in Bursa Defterleri” ismiyle yayınlanmak üzere bir kaç yıldır çalışma yapıyordu. İşte bu çalışmalar “Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı” tarafından kitaplaştırılarak, kültür ve yayın hayatımıza kazandırıldı.

Tıp doktoru ve tarihçisi, şair, yazar, etnograf, ressam, nakkaş, müzehhip ve sanat tarihçisi Ünver

Prof. Süheyl Ünver’in ilgi alanı o kadar fazladır ki, onu ne kadar anlatırsanız anlatın, bir tarafı mutlaka eksik kalıyor. Haseki’de dünyaya geldiği 1898 yılından, yine sevdalısı olduğu İstanbul’da 1986’da vefatına kadar ne çok şey sığdırmış hayatına..Tıp doktoru (cildiye ve dâhiliye), tıp tarihçisi, etnograf,sanat tarihçisi,müzehhip, şair, yazar, nakkaş ve ressam  olarak sürekli çalıştı.

Klasik sanatlarımızın unutulmasını önlemek adına, Güzel Sanatlar Akademisi, Topkapı Sarayı Nakış hanesi, Kubbealtı Kültür ve Sanat Vakfı ve Cerrahpaşa Tıp Tarihi Enstitüsü’nde yüzlerce talebe yetiştirdi.

Hayatının her anını kültürümüzün kaybolmaya yüz tutmuş, keşfedilmeyi bekleyen eserlerini araştırarak geçiren, duyduğu ve okuduğu her bilgiyi yazıya aktaran  Ünver, sadece bir sanatçı değil, aynı zamanda önemli bir araştırmacı ve arşivciydi..Öğrencilerine en çok “şifahilik”ten yakınır, onları not tutmaya ve yazmaya teşvik ederdi. Şifahiliği, çağımızın en büyük hastalığı ve kusuru olarak değerlendirirdi..

Az konuşur, çok yazarım

Ünver “Benim hayatımın hususi ve umumi, gizli ve aşikâr tarafları yoktur. Çizilmiş bir hayat programım vardır. Tabiat kanunlarının müsaadesi nispetinde başarmaya uğraşmaktayım. Bütün emelim asla mevki ve siyaset hırslarına kapılmayarak nâfi şeyler öğrenmek ve öğretmektir.” diyerek hayat programını açıklıyor ve şöyle devam ediyor:

“  Muntazaman uyuyabilmeye ayırdığım sekiz saatten hariç, boyuna çalışırım. Meşgalem tıp ve ilimler tarihi ve sanat tarihimizdir. Az konuşur, çok yazarım. Tanıdıklarla toplanıp lafla vakit geçirmenin aleyhindeyim. Dünyada her şey sayılı ve ölçülü yapılmalıdır. Fikren çok hür ve liberalim. Lâkin vicdanım ve memleketimin kanunlarından harice çıkmam. Bunlar zayıf düşürmek; vatanımı zayıflatmaktır.”

Sanat için resim yapmıyorum

“Ben ressam değilim, sanat için resim yapmıyorum. Bunlar bir gün İstanbul’un belgeleri olacak” diyen Ünver hoca, suluboya takımını hiç yanından ayırmazdı. Üsküdarlı Hoca Ali Rıza, bu konuda kendisine ders vermiş ve ondan devraldığı bir duyarlılıkla, gittiği her semtte, her kentte gördüğü tarihi eserlerin ve nesnelerin suluboya resimlerini yapmış. Resim sevdası, ömrünün sonuna kadar da devam etmişti.

2500 civarında yayımlanmış makale ve kitaplarının yanı sıra, günlükler halinde yazdığı bir nevi Evliya Çelebi Seyahatnamesi sayılabilecek olan defter ve dosyaları da mevcut. Anadolu’yu karış karış gezen Prof. Ünver, çeşmelerden hamamlara, mezar taşlarından türbelere kadar yaptığı araştırmalardan geriye, sayıları binleri aşan defterler bırakmış.

Bunların yaklaşık iki bini Süleymaniye Kütüphanesi’nde, bir kısmı da Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kitaplığı’nda muhafaza ediliyor. Beş yüze yakın defteri de, kızları Gülbün Mesara ve Mine Esiner Özen’de bulunuyor. Resimlerinin ve tezhiplerinin bir kısmı İstanbul ve Cerrahpaşa Tıp Tarihi Enstitüleri’nde, bir kısmı da ailesi tarafından saklanıyor.

Ord.Prof.Dr.Süheyl Ünver kısaca kimdir?


Ord.Prof.Dr.Süheyl Ünver (d. 1898, İstanbul, ö. 1986, İstanbul), Türk yazar ve doktoru. Darülfünun Tıp Fakültesi’ni bitirdi (1920). Gureba ve Haseki hastanelerinde çalıştı, Sanayi Mektebi’nde asistanlık, yurtdışında ihtisas yaptı.

İstanbul Üniversitesi Tıp Tarihi Enstitüsü’nü kurdu, Güzel Sanatlar Akademisi hocalığı yaptı. 1939′da profesör, 1954′de ordinaryüs profesör oldu. 1967′de Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde Tıp Tarihi ve Deontoloji kürsüsünü kurdu. 1973′de emekli oldu, 1986′da öldü.

Fransızca, Arapça, Farsça biliyor; ney çalıyor; ebru, tezhip, minyatür ve hat sanatıyla uğraşıyor; Türk kültürünün bütün yönleriyle ilgileniyordu. Arşivciydi ve arşivini kendi kurduğu enstitülere, TTK’ya, Süleymaniye Kütüphanesi’ne bağışladı. Çok yoğun çalışan bir araştırmacı ve yazardı.

18 bilimsel kuruluşun üyesi olmuş, tıp tarihi, bilim tarihi, kültür tarihine ait 2500 civarında kitap ve makale yayınlamıştı. 1985′de Kültür Bakanlığınca büyük ödüle layık görülmüş, yurtdışında da ödüller almıştı. Dergi, gazete ve ansiklopedilerde sayısız yazısı yayınlandı. Kendisini etkileyen hocaları Hoca Ali Rıza Bey, Abdülaziz Mecdi Torun, Akil Muhtar Özden’dir.

Süheyl Enver’in Eserleri

Uygur Hekimliği (1936), İslam Tababetinde Türk Hekimlerinin Mevkii ve İbni Sina’nın Türklüğü (1937), Anadolu Beylikleri ve Tıp Tarihimiz (1938), Yılan Remzi ve Selçuklular Tababeti (1939),  Selçuklular Döneminde Tıp (1940), Mahya Hakkında Araştırmalar (1940), İlim ve Sanat Bakımından Fatih Devri Albümü (1943), Fatih Külliyesi ve Zamanın İlim Hayatı (1946), Türk Göz Hekimliği Tarihine Dair Notlar (1946), Ressam Nigâri (1948), Ali Kuşçu (1948), Hattat Ahmet Karahisari (1964), 56 Türk Motifi (1967), Kahvehanelerimiz ve Eşyası (1967), İstanbul Rasathanesi (1972), İstanbul Risaleleri 5 Cilt (1995-1996).

Diğer Yazılar

    Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Wordpress Googlebuzz Myspace Gmail Newsvine Favorites More
    Değerli Ziyaretçi Yorum Yazabilir, yada trackback bırakabilirsiniz..

    Yazan:

    - Nickli Yazarın 276 Adet Yazısı Var .

    Yazara Email Yolla | na'ı RSS İle Takip Et

    Yanıt Yaz

    Yorumunuz:

    Benzer Yazılar

    viagra
    online pharmacy reviews @(" buy kamagra online
    online pharmacies +|- generic arimidex